Çin ve Türkiye arasında kalıcı bağlantılar kurmak için yeniden yayındayız …

30 yıldır Çin’de çok köklü devasa değişiklikler oldu ve halen de oluyor: dev kalktı, doğruldu, koştu ve uçuyor.

Diğer taraftan Türkiye her darbe ile ameliyata giriyor. Uyanıp genç gözlerini açmaya ve ayağa kalkıp dışarı çıkmaya çalışıyor ama olmuyor: ayağında başkasının ayakkabısı, başkasının yatağında, üstüne uymayan başka bir giysi …

10 yıldır Türkiye de AKP ile çok önemli değişiklikler yaptı ve artık kendi ayaklarnın üzerinde durmaya çalışıyor.

Türkiye 100 yıldır Avrupa ekseninde ve 50 yıldır Amerika kontrolünde oldu. Bu yüzden kalkıp doğrulamadı.

Çin kontrol edilemedi ve bu yüzden uçabildi.

Her an ameliyat edilmesi için sürekli hastaneden bekletilen narkozlu genç bizim durumumuz: ayağa kalkmamız istenmiyor.

Uçmak isteyene işte bu yüzden bir fırsattır Çin: takip et.

. . .

Recep aganın itibarsızlaştırma politikası

Bu cemaat yanlış iş yapıyor. Cemaattan gelen bilgiler de yanlıştır. Cemaat kötüdür. Cemaat bana kumpas kurdu. Beni bitirerek Türkiye’ye kastediyorlar. Amaç Türkiye. Arkamda durun. Benimle olun… Seçim meydanlarında yaptığı konuşmaların yarısını özetlersek bu minvalde. Neden ? Amaç seçim değil çünkü amaç aklanmak, paçayı kurtarmak. Seçim sonuçları ne olursa olsun yargılanmadan kaçmak. Yoksa bu gidiş yüce divan. O zaman yöntem halkı kışkırtıp cemaate saldırtmak. Böylece her cepheden cemaati esir almak. …

Bu ip ne ? Erdoğanı silkmek lazım

Türkiye artık krallık ötesi bir monarşiyle yönetiliyor. Ve şu andaki yönetim anlayışı da ülkeyi yönetmemek. Toplumu fişleyip karşıtlıkları belirleyen Erdoğan, kimi nasıl ve kime karşı kışkırtacağını kararlaştırdıktan sonra birbirine düşürüp tam bir kaos oluşturmayı amaçlıyor. Bu şekliyle aslında Erdoğan ülkeyi yönetilmez bir noktaya getirmek istiyor. Ülkede ayaklanma olsun, iç savaş çıksın, kurumlar kilitlensin, millet perişan olsun ki Erdoğan radikal formül ve olağanüstü yöntemlerle bu çıkmazdan halkı kurtarsın. PKK’yı destekleyip kışkırtan eski ohal komutanlarının taktiği. Zaten …devamı

Dengesiz bir kral tarafından yönetilmek

Bu soruları kendimize soralım: Kime neyi borçluyuz ? Yani kimin bizim üzerimizde en çok hakkı var ? O halde kime minnet etmeliyiz ? Peki o zaman bizim için önceliki olan nedir ? Bu durumda ne için neden feragat edebiliriz ? Ya da ne için neyi feda edebiliriz ? Sonuç olarak neye ne kadar sadık olmak icap eder ? * * * Pire için yorgan yakılır mı ? Teker için araba feda edilir mi ? Hesap …devamı

Gerginlik Siyaseti

BEN LAFA DEĞİL ÇALINAN PARALARA BAKARIM KİM HIRSIZ KİM HAİN ONA BAKARIM AKP KİMİ DÜŞMANLAŞTIRIYOR ? DAİMA MİLLET DAİMA HİZMET ————————- Erdoğan’ın düşmanlaştırıcı gerilim psikolojisi beklendiği gibi olağan sonuçlarını vermeye başladı: halk gerildi ve Berkin Elvan’ın cenazesinde taştı. Bu Erdoğan’a ya da AKP’ye nasıl olumlu olarak dönebilir ? İşte size senaryo: Kendini bilmez marjinal gruplar kışkırtılıp mobilize edilirse ve aralarına Aydınlıkçı ve İrancı Mit provakatörleri karıştırılırsa, karşısına da kefen giyen AKP safları ve AKP polisleri …devamı

Şiddet kime yarar ?

Recep ağa, siyasi söylemlerini hak-hukuk, din-diyanet tanımadan edep ve nezaket sınırlarını aşıp sokak karısı seviyesine indirmeyi başardı. Halka hergün yalanlarla kin-nefret aşılayan terbiyesiz, söylemlerini ve milleti bir bıçak gibi keskinleştirdi. Her lafı iftira, her sözü yalan, her mitingi nefret, her söylemi saldırı olunca inanmasalar bile bu yoğun fitne-fesat ister-istemez kitlelere tesir edip halkı etkileyecektir. Peki Recep ağanın bu seviyesiz ve terbiyesiz uslubu neden ? Neden kin kusup, nefret pompalayıp halkı gergin ve tedirgin ediyor ki …devamı

Dost-düşman ekseninde siyaset

Düşmanımın düşmanı dostumdur. Dost seçemiyorsan bari düşmanını seç ki onun düşmanları seni dost olarak seçsin. Yükselemiyorsan rakibi senden aşağıya çek ki yukarıda kalasın. Kara siyaset formülü basit: halkın iğrendiği değerleri alıp rakiplerine yapıştır. Rakiplerini bununla itham et. Halkın sevdiği değerleri benimsediğine halkı inandır. Rakiplerini bununla aşağı çek. AKP’nin 3 rakibi var: CHP, MHP, BDP: Özgürlükçü-Laik, Türk milliyetçi ve Kürt milliyetçisi. AKP bunlara karşı politika geliştirmiyor. Çünkü bunları küçük siyasi rakip ama Hizmet’i düşman olarak görüyor. …devamı

Şarküt-eri

10 ortak bir şarküteri açtınız. Hepinizin de ayrı başka işleri var. İşletmeyle uğraşmak da yorucu olduğundan bir eleman almaya karar veriyorsunuz. İlan veriyor, başvuru yapan elemanlardan birini seçiyorsunuz. Eleman satış konusunda başarılı. Maaşına zam yapıyor çalıştırmaya devam ediyorsunuz. Bu arada bal satışında sıkıntı olduğunu giriş çıkışlarda fark olduğunu görüyorsunuz. Kontrol ediyorsunuz eleman bal işine yoğunlaşmış, görüyorsunuz ki çok bal satıyor ama kendine de özel bir kavanoz yapıp her sattığından oraya da hafif hafif damlatıyor. Elemanı …devamı

Kutsal

Hangisi kutsaldır ?  Devlet, vatan, din, para, milliyet, hükumet, lider, siyaset, parti… hangisi ? Yaratıcı ve buyrukları kesinlikle kutsaldır. Karşı gelinmez, uymaya çalışmak lazım. Bunda herkes hemfikir. Sonra ? Vatan. Sonra ? Aile, milliyet, insanlık … Devlet vatan değildir. Devlet vatanın çalışma organizasyonudur. İdeolojiden siyasete; siyaset’den partiye; partiden lidere; liderden hukumete; hukumetten meclise; meclisten yasamaya; yasamadan yürütmeye gidip devlet yönetilir. Bunların hiçbiri kutsal değildir. Kutsal demek ilahi değer demektir. Yani bize ahirette ne sorulacaksa değerli …devamı

Çin, düşen uçaktaki 154 vatandaşına ağlıyor

Çin, Kuala Lumpur’dan Pekin’e gelirken Vietnam’da düştüğü sanılan Malezya Havayolları’na ait uçaktaki 154 vatandaşına ağlıyor.

227 yolcu ile 12 mürettebatı bulunan MH370 sefer sayılı Boeing B777-200 tipi yolcu uçağı, havalandıktan 2 saat sonra deniz üzerindeyken radardan kayboldu. Malezya makamları, uçakla bağlantının yerel saatle gece 02.40′ta (TSİ 20.40) kesildiğini duyurdu.

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ise Pekin’deki yılık meclis toplantıları kapsamında düzenlediği basın toplantısında, uçakla irtibatın kesildiği ve bundan endişe duyduklarını, her türlü girişimde bulunduklarını açıkladı.

Pekin’deki havaalanına giden uçaktakilerin yakınları, net bilgi alamamaktan yakınırken, yetkililer, yolcu yakınlarını havaalanı yakınındaki otele yerleştirdi.Çin medyasının Çin Sivil Havacılık Kurumu’ndan aldığı bilgilere göre uçakta 158 Çin vatandaşı bulunuyor, ancak Malezya makamları bu sayıyı 154 olarak açıklamıştı.

Vietnam hava sahasındayken irtibatı kesilen uçağın Vietnam- Malezya hava sınırının olduğu bölgeye düşmüş olabileceği, ancak tam yerinin bilinemediği ifade edildi.

Bölgeden gelen haberler göre uçağın Tho Chu adası yakınlarında denize düşmüş olabileceği belirtilirken, arama kurtarma ekiplerinin uçağı bulmak için harekete geçtiği ifade edildi.
Malezya Havayolları Başkanı Ahmet Cevheri Yahya, kayıp uçakla bağlantının Malezya’nın Kota Baru kasabasının 200 kilometre doğusunda kesildiğini açıkladı.Uçağın bir sıkıntı yaşadığına dair bir gösterge olmadığını da anlatan Yahya, uçağın Vietnamın güneyindeki Ca Mau eyaleti hava sahasındayken irtibatın kesildiğini kaydetti.

BÖLGEYE ARAMA KURTARMA EKİPLERİ GÖNDERİLDİ

Kaza sonrası ilgili kurumlarla acil müdahale mekanizması oluşturan ve sivil havacılıkta güvenlik tedbirleri güçlendiren Çin’in bölgeye iki kurtarma gemisi gönderdiği de açıklandı.
Çinli liderler de ilgili makamlara, temasların kurulup, acil müdahalede bulunulması talimatı verdi.

Malezya, Vietnam ve Filipinler de arama ve kurtarma çalışmalarına destek veriyor. Malezya, uçağın düştüğü tahmin edilen Güney Çin Denizi’ne bir uçak, iki helikopter ve dört gemi, Filipinler ise üç donanma devriye botu ve bir gözetleme uçağı gönderdi.

YOLCULAR ARASINDA TÜRK VATANDAŞI YOK

Uçakta bulunan yolcuların milliyetlerine göre sayıları ise şöyle:

Çin, 154 (biri çocuk), Malezya 38, Endonezya 12, Avustralya 7, Fransa 3, Amerika Birleşik Devletleri 4 (Biri çocuk), Yeni Zelanda 2, Ukrayna 2, Kanada 2, Rusya 1 , İtalya 1 , Hollanda 1 , Avusturya 1.

Malezya Havayolları’nın açıkladığı listeye göre ise uçakta Türk vatandaşı yok.

Çin medyasına göre, aralarında Meng Gaosheng, Wang Linshi ve Liu Rusheng da dahil olmak üzere birçok ünlü Çinli hattat ve ressam da uçakta bulunuyordu. Bu kişilerin, Kuala Lumpur’da bir sergiye katıldıkları ifade edildi.

Düşen Boing 777-200 tipi yolcu uçağının 11 yıl 10 aydır serviste olduğu ve pilotunun ise 53 yaşında ve 18 bin 365 saatlik uçuş tecrübesine sahip olduğu da medyaya yansıyan haberler arasında.

1995’TE DE 24 KİŞİ ÖLÜMÜŞTÜ

Dünya genelinde 80 noktaya uçarak günde 37 bin yolcu taşıyan Asya’nın en büyük havayolu şirketlerinden Malezya Havayolları’na ait iç hat seferi yapan bir yolcu uçağı 1995 yılında düşmüş ve 34 kişi ölmüştü.

Malezya Havayolları, 88 uçaklık filoya sahip ve son dört çeyrek üst üste zarar açıklıyordu.

Çin devi Türk firmasına ortak oluyor

Çin devi Türk firmasına ortak oluyor

Çin’in en büyük bakır şirketi Jiangxi, ilk küresel yatırımını Türkiye’ye yaptı. Çinli şirket, 65 milyon dolar vererek Nesko Metal’in yüzde 50′sini alacak.

Önümüzdeki dönemde küresel ekonominin lokomotifi olacağı belirtilen Çin, sanayide ihtiyaç duyduğu madenleri arayışa çıktı. Afrika’da kömür, petrol, doğalgaz gibi alanlarda yatırımlarını hızlandıran Çin, Avrupa’ya yakın olmak için rotasını Türkiye’ye çevirdi. Çin’in en büyük bakır üreticisi Jiangxi Copper, yurtdışındaki ilk yatırımını Türkiye’de yapma kararı aldı.

Yıllık 1.1 milyon tonluk bakır üretimiyle dünyanın 5′inci büyük şirketi unvanını da elinde bulunduran Jiangxi Copper, İstanbul merkezli Nesko Metal‘e ortak oluyor.

Çinli şirket, Nesko Metal’in yüzde 50′sini almak için 65 milyon dolarlık bedel ödeyecek. Geçen yılı 30 milyar dolarlık ciro ile kapatan, Çinli şirketin 34 bin çalışanı var. Jiangxi, altın ve gümüş üretimi de yapıyor.

DÜNYA 4′ÜN CÜSÜ OLACAK

Çinli bakır devinin satın aldığı Nesko Metal’in, Türkiye dışında Arnavutluk’ta da üretimi bulunuyor. 2008′de faaliyete başlayan Nesko Metal’in, Arnavutluk’ta sahip olduğu Beralb SHA şirketiyle birlikte yıllık 50 bin ton bakır konsantre üretimi var. Şirketin Nesko’yu almasıyla dünya sıralamasında 4′üncülüğe çıkacağı belirtiliyor.

DİDİM’DE GELENEKSEL ÇİN EL SANATLARI VE DANSLARI SERGİLENDİ


Dün akşam saat 19:00’da gerçekleşen etkinliklere Didim Belediye Başkanı Mümin Kamacı, Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Kültür Müsteşarı Zihao Zhu, Belediye Meclis Üyeleri, Çin Ulusal Televizyon Kanalı ve Radyosu, Çinli sanatçılar ile Didimliler katıldı. 2 gün süren etkinliğin ilk günü yağışlı hava dolayısıyla yapılamazken etkinliğin ikinci günü olan dün akşamki etkinliklere Didimliler ilgi gösterdi.

Etkinlikler kapsamında Çin’in İç Moğolistan bölgesinden gelen sanatçılar Kum Resim sanatı, Yapışkan Hamur Sanatı, Şeker Resim Sanatı, Kesme kağıt sanatı ve Liangping’in yeni yıl temalı tahta baskıları meydanda yaparak kültürlerini tanıttılar.Etkinlik kapsamında bir konuşma yapan Didim Belediye Başkanı Mümin Kamacı etkinliğe katılanlara teşekkür ederek konuşmasına başlarken “Bu mekanı 29 Ekim’de açılışını yaptık. Ona yaraşır bir etkinliğimiz var. Turizm konusunda fuar çalışmalarımızın yanı sıra belediyemizin yaptığı bu etkinlikler turizme ciddi katkı sağlamaktadır. Bu akşam Çin Halk Cumhuriyetinden İç Moğolistan bölgesinde gelen kardeşlerimiz; Onlarda bizim soyumuzdan geliyorlar, Atalarımızın soyundan geliyor. Bu sevgili kardeşlerimiz yoğun programları olmasına rağmen Türkiye’de sadece Didim’de ve İstanbul Maltepe’de program yapacaklar.. Hava koşullarının olumsuz olması nedeniyle dün sahne alamadılar. Bugün sahne alacaklar.”dedi.

Başkan Kamacı konuşmasında Çin Müsteşarıyla kurulan diyalog sayesine ileri ki yıllarda Didim’e Çin’den turist gelmesini beklediklerini belirterek “Turizmin olmazsa olması tanıtım. Belediyemiz Çin büyükelçiliği ile ilişki kurdu; Çin Müsteşarı iyi arkadaş; Müsteşar arkadaş da burada; biz Didim’de gerçekten yapmış olduğumuz Barış şenliklerinin Türkiye’de ve Dünyada nasıl etki yaptığını görmekteyiz. Bu etkinlikler dostluğun barışın pekiştirilmesi katkı sunuyor. Biz 17 yıldır Barış talebimizi yapıyoruz. Biz Dünyanın en uzak bölgesine barış meş’alesi yakıyoruz ve Çin’e selam gönderiyoruz. Onlarda emekçi insanlar; çok ciddi potansiyelleri var. Önümüzdeki yıllarda burada ciddi Çinli turist gelecek. Didim belediyesi hiç kimsenin ulaşamadığı bir destinasyon olan Çin’e; biz oraya ulaşıyoruz. Oradan Didim’e turist bekliyoruz. Dünyanın her yerinden turist getirmek için yaptığımız bir çalışma buna katkı sunanlara ve Çin Müsteşarına teşekkür ediyorum.”dedi.

Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Kültür Müsteşarı Zihao Zhu ise yaptığı konuşmasını Türkçe Merhaba diyerek başlarken “Bu ay başında Çin geleneksel bahar bayramını kutladık. Şimdi baharın başlangıcı olan güzel bir şehir olan Didim’e geldik. Bu ayda Çinliler her şekilleriyle bu bayramı kutluyor. Bu kapsamda burada bulunan Türk vatandaşların yeni yılını kutluyorum. Çin bahar bayramı Türkiye’deki Nevruz bayramı gibi en önemli ve en şenlikli bayramdır. Bu çerçevede Çin’e özgü sanatçılarımızı ve kültürümüz getirdik. Buna katkı sunan Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum” dedi.Konuşmanın ardından Başkan Kamacı,Müsteşara Zhu’ya çiçek vererek teşekkür etti. Konuşmaların ardından Çin’in İç Moğolistan bölgesinden gelen dansçılar geleneksel danslarını sundu.

Çin’de Türk Kültür Yılı, Mevlana’nın Çağrısı ile Sona Erdi

Çin’de Türk Kültür Yılı, Mevlana’nın Çağrısı balesi ile sona erdi.

Çin’de Türk Kültür Yılı, “Mevlana’nın Çağrısı” balesi ile sona erdi.Çin’de bir yıldır süren Türk Kültür Yılı, Mersin Devlet Opera ve Balesi’nden (MDOB) sanatçıların sergilediği, dans ve Sufi müzik örneklerinin yer aldığı “Mevlana’nın Çağrısı” balesiyle kapandı.

Başkent Pekin’deki 21. Yüzyıl Tiyatrosu’nda yapılan gösteriye Çinliler büyük ilgi gösterirken, Türkiye ve Çin’i temsilen tarafların kültür bakanlıklarından yetkililer katıldı.

Gösterinin ardından konuşan Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Özgür Özaslan, Çin’de Türk Kültür Yılı nedeniyle ülke genelinde 48′den fazla etkinliğe katıldıklarının altını çizerek, bunun güzel bir başlangıç olduğunu ve bir yılla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.

Bu tür etkinliklerin iki ülkede artarak devam etmesini ümit ettiğini belirten Özaslan, “Asya’nın doğu ve batı ucunda yer alan iki kadim medeniyetin bağlarını güçlendirmek için bu tür etkinliklerin önemi yadsınamaz” dedi.

Türkiye’nin Pekin Büyükelçisi Ali Murat Ersoy da Çin’de Türk Kültür Yılının, kültürel ilişkilerin kapanışı olmadığının altını çizerek, 2014 yılında da birçok kültürel etkinlikle devam edeceğini belirtti.

Mevlana’nın verdiği mesajın her dönem geçerliliği bulunduğunu ve kalbin sesini dışarı vuran bir mesaj olduğunu kaydeden Ersoy, “Bir büyükelçi için bulunduğu ülkede kendi sanatçıları tarafından verilmiş daha güzel bir mesaj olamazdı” diye konuştu.

Özaslan, 2012′de Türkiye’de Çin Kültür Yılı olduğunu hatırlatarak, bu vesileyle Türkiye’nin de Çin kültürünü tanıma imkanı olduğunu sözlerine ekledi.

Mevlana’nın semahının modern dansla birleştirildiği gösterinin librettosunu Şefik Kahramankaptan’ın yazdığı eserin müziklerini Can Atilla hazırladı.

Lale Balkan’ın sahneye koyduğu, dekor tasarımını Tayfun Çebi’nin, kostüm tasarımını Funda Çebi’nin, ışık tasarımını Tarı Deniz’in, video tasarımını Şafak Türkel’in üstlendiği eserde başlıca rolleri, MDOB’tan Ender Üçdemir, Özlem Şenormanlılar, Büşra Ay, Iraklı Bakhtadze, Mahmut Akyol, Serbülent Biçer, Önder Acar, Miray Boyacıoğlu, İzmir Devlet Opera ve Balesi’nden Dolun Doyran, Yücel Emre Kaynarsu, Egemen Kement, Ahmet Doruk Demirdirek, Cihan Genek, Aslı Kaynarsu, Burcu Olguner, Tolga İyi uyarlar paylaşıyor.

-İki yılda karşılıklı 150 proje-

Çin’de, Türk Kültür Yılı olarak kutlanan 2013 ve Türkiye’de Çin Kültür Yılı ilan edilen 2012′de toplam 150 proje yapıldı ve karşılıklı olarak 5 binden fazla sanatçı ziyaretlerde bulundu.

Türkiye ve Çin’de yapılan kültür yılları kapsamında iki ülkenin onlarca kentinde gösteriler ve sergiler düzenlenirken, iki kültürü yansıtan birçok eser sanatseverlerin beğenisine sunuldu.

Çin’deki Türk yılında en çok beğeni toplayan gösterilerin başında Anadolu Ateşi’nin gösterileri gelirken, Ankara Devlet Opera ve Balesi tarafından sergilenen Mozart’ın Saraydan Kız Kaçırma adlı eseri de ilk kez bir yabancı grup tarafından Çin’de sergilendi.

Kültür yılı boyunca Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası başta olmak üzere birçok grup konser verirken, Çin’in çeşitli kentlerinde Türk filmleri haftası düzenlendi.

Bunlara ek olarak Çin genelindeki çeşitli kentlerde İslam kültürünü yansıtan eserlerin yanı sıra “Anadolu Medeniyetleri: Neolitik Çağ’dan Osmanlı İmparatorluğu’na” gibi sergiler yapıldı.